Öne Çıkanlar Palmira Halid ESAD Selçuk Bayraktar Yahuhi X

SURİYE KALDIRACI

Yazan Mustafa DÖNMEZ

Suriye bizim eski Şam Vilayetimizdir. Şam Vilayeti çarşısı ve mimarisiyle İstanbul’dan daha eski Türk şehridir. Türkiye’de gündem olmasa da Irak savaşından kaçan Türkler, Türkiye’den fazla Suriye’ye sığınmışlardı. Hafız Esadı Suriye’nin başına oturtan Batı emperyalizmi kısa bir süre sonra hüsrana uğradığını anladı. Hafız Esad kendisini saray koltuğuna oturtan Batıya değil yönünü Rusya’ya çevirmişti. Öyle ki ne Hafız Esad ne oğul Başer Esad Amerika’ya resmi ziyarette bulunmadıkları gibi hiç bir Bakanlarını da göndermemişlerdi. Amerikalılar isterlerse Suriye’ye ziyarette bulunmuşlardı.

Türkiye NATO ile emperyalist Batının bağımlısı haline getirildi. Kore savaşına asker gönderen Türkiye emperyalizmin çıkarlarına ne kadar istekli olduğunu gösterdi. Sovyetler Birliği bahane edilerek sürekli düşman ve tehdit olarak gösterilerek Amerika’nın hizmetine girdi. Türkiye; 1975 yılına geldiğinde Amerikalı uzman Richard Podol’un Türkiye raporunda şöyle tarif edilyordu. ‘’ Önemli mevkilerde Amerikan eğitimi almamış bir Türk yoktur. Tek bir bakanlık veya iktisadi kuruluşu kalmamıştır.’’ Böyle bir durumda kendi başına düşünebilen, bağımsız bir siyaset üretebilen bir idareden söz edilebilir mi?

Bugünün Türkiye’si ile yapılacak analizler ise o günlerden daha vahim sonuçları doğrular durumdadır.

Amerika’nın peşine takılıp giden ülkelerden bu güne kadar abat olmuş bir ülke yoktur. NATO’nun tanımlanmış görevi Sovyetler Birliğinin içinde olduğu Varşova paktının 90’lı yıllarda dağılmasıyla bitmişti. O günden sonra NATO adeta Amerikalıların kendi çıkarlarını kovalayan özel ordusu haline getirildi. Bizlere kan ve gözyaşı getiren Amerika kendi halkına da felaketler getirdi. Kendi resmi açıklamalarında ayda ortalama 1000 ABD askerinin intihar girişiminde bulunduğunu belirtiyor. Bu rakamın içine uyuşturucu bağımlısı, kaçakçılık ve yüz kızartıcı şuçlara karışanlar dahil değildir. Kendi halkını felakete götüren Amerika gerçekte silah, petrol ve teknoloji aile şirketlerinin karlarını artırmaya yarayan bir yönetim haline gelmiştir. Dün tehlike Kominizim idi bugün, İslam ve Ulusal ülkeler. Tek bir dünya devleti hedefine pervasızca, ülkeleri dağıtarak insanları vahşice katlederek ilerliyorlar.

İRAN DÜŞÜYOR

İran nüfusunun çoğunluğu Horasan Kaşgay ve Güney Azerbaycan Türkleridir. Etnik ve mezhepçi molla rejimi başta Kandil olmak üzere PKK türevlerine hem Irak hem Suriye’de destek veriyor. Türkiye’nin çıkarlarına her zeminde zarar veriyor. Uyguladığı dini politikaları İsrail’den farksızdır. Irak ve Suriye’nin parçalanmasında en önemli başrolü İran oynadı. Irak’ta, ABD ve İran tercihiyle başbakan olan ve son derece mezhepçi bir figür olan Maliki, Irak'ın Şii çoğunluğunun siyasi hakimiyetini sağlamak amacıyla hızla Sünni Irak halkını marjinalleştirmeye ve sindirmeye yöneldiği için 2012'de IŞİD'in yükselişindeki en önemli faktör oldu. IŞİD, Sünnilerin Irak devletine karşı duyduğu bu hoşnutsuzluğu kullanarak yeni bir isyan için toplumsal bir destek tabanı oluşturmayı ve Irak'ın Sünnilerin çoğunlukta olduğu bölgelerinde önemli toprak parçalarını ele geçirmeyi başardı.

IŞİD'in ortaya çıkmasının ardından Başkan Obama McGurk'ü, IŞİD'le Mücadele Özel Temsilcisi olarak atadı. Özel Temsilci olarak McGurk, İran destekli milislerle çalışarak kendisinin yarattığı pisliği temizlemeye devam etti. McGurk'ün Özel Temsilci olarak görev yaptığı dönemde ABD, Kasım Süleymani tarafından silahlandırılan, eğitilen ve finanse edilen İran destekli bir milis olan Bedir Örgütü'ne doğrudan yardım etti. Hatta Bedir'in lideri Hadi el-Ameri Bloomberg' e verdiği demeçte, dönemin Irak'taki ABD Büyükelçisi'nin IŞİD'e karşı mücadelede milis güçlerini desteklemek için hava saldırıları teklif ettiğini söyledi. Aralık 2015'te Reuters, ABD'nin Bedir Örgütü de dahil olmak üzere Irak'taki İran destekli milislerin cinayet ve işkencelerine sürekli olarak göz yumduğunu yayınladı. McGurk'ün IŞİD'le mücadele için İran'la birlikte çalışma politikası sonunda başarısızlıkla sonuçlandı. Savunma Bakanlığı Genel Müfettişi tarafından 2022 yılında hazırlanan bir rapora göre: DIA [Savunma İstihbarat Ajansı] “İran ve İran'a bağlı milisler Irak'ın geleneksel güvenlik güçlerinin bazı unsurlarıyla güçlü bağlara sahip olmaya devam ediyor” dedi.

Başkan Trump'ın da belirttiği gibi McGurk, Başkan Obama'nın İran'la yaptığı başarısız anlaşma sırasında İran'a paletler dolusu nakit para gönderilmesinden sorumluydu.

An itibari ile İran’ın; Lübnan, Suriye ve Irak’taki mezhepçi vekil ordusu geriliyor. Türkiye'nin önünde tarihi bir fırsat belirdi. Gazze savaşına kadar birlikte hareket eden ABD, İsrail ve İran birbirleri ile savaş halinde. Bölgede yeni düzen kurulurken Türkiye ne yapabilir?

Önceki yazımda belirttiğim gibi Türkiye’nin seçenekleri sınırlıdır. Tıpkı ekonomik kaynakları gibi. ABD ve İsrail’in asker sayısı yetersiz olduğundan cephe ülkesi Türkiye’ye muhtaçtırlar. Türkiye her zeminde kendisini vuran İran’ın parçalanmasında rol almamalıdır. Ve son olarak Saddam hatırlatması yapmak gerekiyor. Saddam’ın ABD, Batı ve İsrail’e güvenerek İran’a saldırması ve sonrasında yalnız bırakılması neticesinde kendisinin ve ülkesinin felaketine neden olmasının analizini unutmamak gerekiyor.

Ayrıca mevcut iktidarın dar, mezhepçi ve hizipçi bir kadro ile işlerini götürdüğünü düşünerek acilen sınır bölgelerimizde hayati değişimlerin arifesinde ülke içinde ulusal bir kadro kurulmasının hayati olduğunu değerlendiriyorum. İç cephesi zayıf ve parçalı bir Türkiye geleceğini şansa bırakamaz. Yüzyılda bir önümüze açılan fırsatların değerlendirilmesi yanında yanlış karar alınmaya devam edilirse İkinci bir Sevr’in kapımızda olduğu artık görülmelidir.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Kerim A 3 hafta önce

Allah korusun bu bir daha istiklal marşı demek