
Yazan Sabahattin İSMAİL
Bayındırlık ve Ulaştırma Bakanı, YDP Başkanı Erhan Arıklı, kendisinin de üyesi olduğu hükümet tarafından çıkarılan ve Mecliste kendisinin de oy verdiği yabancılara mülk satışına sınırlamalar ve kontrol getiren yasaya karşı bir kampanya başlattı:
-Hata yapmış, 5. Kol'un ve Rum istihbaratının yürüttüğü 'Kıbrıs Filistin oluyor' propagandasının etkisinde kalmış!! Yasa değişmeli ve yabancılara sınırsız konut alma hakkı verilmeliymiş!!!
Oysa yasada bırakın hatayı, eksiği bile var..Bu eksikleri yasa çıktıktan sonra yazdığım için tekrarlamıyorum.
Yasadan önce KKTC 'de bir SESSİZ İŞGAL tehlikesi olduğu inkar edilemez bir gerçektir
Bu gerçeği tespit eden Anavatan Türkiye, hükümetten bunu önleyecek bir yasa çıkarmasını istedi ve bu yasanın Meclisten geçmesini sağladı.
Yani ortada yapılan bir hata yok, Anavatan ve KKTC hükümetinin aylar süren ortak çalışmasının ürünü olan, kontrolden çıkan inşaat sektörünün yarattığı kaosa son vermeyi ve yabancılara sınırsız mülk satışını kontrol altına almayı amaçlayan bir yasa var...
Bakan Erhan Arıklı'nın birkaç gün önce sosyal medya hesabında yayınlanan açıklamasının altında yapsatçı müteahit kardeşi Ayhan Arıklı bir yorum yaparak bana saldırdı ve şöyle dedi:
" Bu propagandayı gazeteci Sabahattin İsmail paylaştı. Günlerce uyduruk belgeler yayınladı. Günlerce kime hizmet ediyorsun diye sordum, yazdım.."
Yapıp sattığı inşaatlardaki sorunlar nedeniyle birçok kez aleyhine davalar açılan yapsatçı müteahhit Ayhan Arıklı'nın saldırılarına şimdilik yanıt vermeyeceğim
Ne ki, SESSİZ İŞGALİ önlemek, yasanın geçmesini sağlamak ve İsraillilerin yoğun toprak alımlarını teşhir etmek için aylarca belgeli yayınlar yapan, Türk kamuoyunu ayağa kaldıran bir vatansever olarak, Bakan Erhan Arıklı'nın açıklamasında yer alan bazı hususlara değinmeyi gerekli görüyorum
ARIKLI NELER DEDİ?
Yabancılara getirilen 1 konut satın alma kısıtlamasının değiştirilerek SINIRSIZ KONUT ALMA hakkı verilmesini isteyen
Arıklı şöyle diyor:
- " 2021-2024 arasında yabancıya 9408 Konut satılmış. İsrail vatandaşları toplam 611 adet konut almış......Bu da %6.49’a denk geliyor..."
Bu sayının çok az olduğunu ve FİLİSTİNLEŞME tehlikesi yaratmadığını belirten Bakan Arıklı'nın verdiği rakamlar şu nedenlerle doğru değil;
1-NEDEN
Başta İsrail vatandaşları olmak üzere sadece 1 konut ve 2.5 dönüm arazi alma hakkı veren eski yasayı çiğneyerek, avukatlar adına kurulan şirketler üzerine sözleşmelerle onlarca, yüzlerce konut ve yüzlerce dönüm arazi alımı yapılmıştır Bunların tapuya kaydı yapılmadı, vergi ve harçları devlete ödenmedi.
Başta İsrailliler olmak üzere yabancılara kayıt dışı kiraya verilen konutların stopaj vergileri de ödenmedi. Zaten yasanın çıkarılma nedenlerinden biri de bu bilinmezliği ortadan kaldırmak ve kayıt dışı satılan konut ve arazilerin tam miktarını tespit etmektir
O nedenle hangi milletten, kaç yabancının ne kadar arazi ve konut aldığı şu an tam olarak bilinmiyor.
Yeni yasa bunların 6 ay içinde kaydının yapılmasını, vergi ve harçlarının ödenmesini, yasanın öngördüğü sınırı aşan konut ve arazilerin 6 ay içinde elden çıkarılmasını emrediyor.
Ancak bu yapılınca gerçek satış ve yabancı sayısı ortaya çıkacak ve devlet de gelir elde edecekti..
Ne ki, bugüne dek, yasayı çiğneyen, vergi ve harçları ödemeyen bazı büyük yapsatçı müteahhitlerin ve yabancıların gizli sahibi oldukları şirketlerin ortağı olan avukatların etkin lobileri sonucu durum değişti
Bir kararname çıkaran hükümet, yabancıların yasayı çiğneyerek aldıkları 1'den fazla konut ve 1 dönümden fazla araziyi elden çıkarma süresi ile Tapu Dairesi'ne zorunlu kayıt süresini 6 aydan 7 yıla çıkardı.
Böylece, sadece onları korumakla kalmadı, hem hazineyi yüzmilyonlarca sterlin kayba uğrattı, hem de kimlerin, nerede, ne kadar arazi ve konut aldığının 7 yıl daha karanlıkta kalmasına neden oldu.
2-NEDEN
Bakan Arıklı, son 4 yılda yabancılara satılan konutların sayısının, 611'i İsraillilere ait olmak üzere, 9408 olduğunu iddia etmiştir. Devamla "Yabancıların aldığı konutların işgal ettiği arazi miktarının, KKTC arazilerinin %0.07'sine denk geldiğini" ileri sürmüştür...
Bunlar sadece Tapu Dairesi'ne kaydı yapılanlardır tam gerçeği yansıtmamaktadır.
Sadece İsrail vatandaşı Simon Mistriel Aykout, Jack Mistriel Simon ve Yaacov Afik'in sahibi olduğu Afik gurubun yaptığı inşaat sayısının 10 bini aştığını bizzat Simon Aykout basına açıklamıştır.
Şirketin internet sitesinde de bu bilgi vardır
Başta Evergreen ve Eurocost olmak üzere, vatandaş yapılan veya KKTC vatandaşı avukat ortakları bulunan İsraillilere ait diğer 10'dan fazla yapsatçı şirketin ne kadar konut yapıp sattıkları konusunda hiçbir bilgi yoktur.
Ben yayınlarımda İsraillilere ait olan bu şirketlerin isimlerini, hissedarlarını ve direktörlerini açıklamıştım.
Hiçbir önlem alınmadı. Hala serbestçe faaliyetlerine devam ediyorlar
Sadece Afik Group 10 bin konut yapıp satmışsa, ve Gazimağusa'daki 5 dev yapsatçı inşaat şirketi de binlerce konut yapıp satmışsa, 4 yılda yabancılara satılan tüm konutların sayısı nasıl 9408 olabilir?
Bakan Arıklı'nın, İskele bölgesinde yüksek apartmanlar ve villalardan oluşan yeni bir kent kurulduğunun, Esentepe, Tatlısu sahil şeridinde binlerce konuttan oluşan yüzlerce site yapıldığının farkında olmaması olası mı,?
3-NEDEN
Bakan Arıklı'nın da açıklamasında itiraf ettiği gibi, konut ve arazi alan birçok İsrailli; aynı zamanda başka ülkelerin de pasaportlarını taşıyorlar ve o pasaportlarla başvuru yapıyorlar.
Yani aynı zamanda İsrail vatandaşıdırlar. Askerliklerini de İsrail'de yapıyorlar. Bağlılıkları İsrail devletinedir.
Çoğu, KKTC 'de kaçak şube açan, soykırımcı, radikal bir siyonist tarikatı olan CHABAD üyesidir...
Gazze'ye gidip Filistin soykırımına katılanlar bile vardır.
Yani Rus, Ukrayna, İran, İngiltere, Almanya vd ülke pasaportu ile mülk alanların ne kadarının aynı zamanda İsrail Vatandaşı oldukları bilinmiyor. O nedenle "sadece 641 İsrailli mülk aldı, tehlike yok demek" yanlıştır
4-NEDEN
Bakan Arıklı'nın gizlediği diğer önemli husus ise, KKTC vatandaşı yaptıkları İsrail vatandaşlarının veya aynı zamanda İsrail vatandaşı olan TC, Rus, Ukrayna, İran, İngiliz, Alman vd. Yahudilerinin sayısıdır.
Geçmişte onlarca kez sordum yanıt alamadım, yine soruyorum:
Bugüne dek, kaç İsrailli veya başka devlet pasaportu taşıyan İsrail vatandaşı, KKTC vatandaşı yapılmıştır?
Bunu bilmeden İsraillilerin ne kadar mülk aldığı kesin olarak söylenemez
Çünkü, KKTC vatandaşı yapılan çift pasaportlu İsrailliler, "YABANCI" sayılmadıkları için yüzlerce konut ve yüzlerce dönüm arazi alsalar bile hesaba katılmıyorlar
Bunlar da hesaplansa, mülk alan çift pasaportlu İsraillilerin gerçek sayısının %6.49 oranının çok üzerinde olduğu görülecektir.
Sahipleri İsrailli olan ancak KKTC vatandaşı da yapılan Afik Gurubu buna örnektir.
10 binden fazla konut yapıp satan, binlerce dönüm arazi satın alan bu gurup, İsrailli/Yabancı değil, KKTC’li sayılarak hesaba katılmamakta ve büyük bir aldatma yapılmaktadır
Bunun gibi, sahipleri KKTC vatandaşı yapılan daha onlarca şirket vardır ve onlar da İsrailli/Yabancı sayılmamaktadır
Bu durumda Bakan Arıklı'nın verdiği rakamlar gerçeği yansıtmamaktadır
5-NEDEN
Bakan Arıklı yabancılara satılan toprak oranını çok düşük ve önemsiz göstermek için ülke yüzölçümüne göre hesaplama yapmaktadır
Bu da SESSİZ İŞGALİ gizlemenin bir başka yoludur.
Oysa oranlar hesaplanırken yabancılara satılan toprak oranı, İMARA AÇIK ALANLARA GÖRE HESAPLANMALIDIR.
Bize, İMARA AÇIK ALANLARIN NE KADARININ YABANCILARA SATILDIĞI VE BUNLARIN SAHİLLERİMİZDEKİ ORANI SÖYLENMELİDİR.
Yani, imara kapalı dağlar, dereler, barajlar, göletler, SİT Alanları, kayalıklar, verimsiz yerler, ormanlar, alçak orman arazileri, sahiller, yollar, kent, köy, sanayi bölgeleri, yeşil alanlar, milli parklar hesaba katılmamalı.
Yüzölçümü bunları da içerir ama buralar inşaata kapalıdır...
Ne ki bunu yapmıyorlar. Anavatanı ve halkı yanıltmak için KKTC yüzölçümü üzerinden hesaplama yaparak oranları çok düşük gösteriyorlar. Tehlike yok, bırakın istedikleri kadar alsınlar, diyorlar...
Yabancılara satılan toprak oranı, İMARA AÇIK ARAZİLERİN VEYA TARIM ARAZİLERİNİN oranı üzerinden hesaplanırsa ve KKTC vatandaşı yapılan yabancıların aldıkları arazilerle, avukatlar adına sözleşmelerle alınan araziler de ortaya çıkarılırsa durumun vahametini herkes görecektir.
Bunlar yapılmadan söylenen her oran yanlıştır, kamuoyunu ve Anavatanı yanıltmaya ve SESSİZ İŞGALİ GİZLEMEYE YÖNELİKTİR
ŞU SORULARA YANIT VERİLMELİ
Bu konuda doğru verilere dayalı bir tartışma yapabilmek ve tehlikeyi görmek için, Bakan Arıklı ve koalisyon hükümeti şu sorulara yanıt vermek zorundadır:
1- KKTC VATANDAŞI YAPILANLAR DAHİL, YABANCILARA SATILAN ARAZİLERİN İMARA AÇIK ARAZİLERE VE TARIM ARAZİLERİNE ORANI NEDİR? NE KADARI SAHİLLERİMİZDEDİR?
2- Başta çift pasaportlu İsrailliler olmak üzere, bugüne dek hangi milletten kaç yabancı KKTC vatandaşı yapılmıştır? Vatandaş yapılan yabancıların, ne kadarı aynı zamanda İsrail vatandaşıdır? Bunlar nerede, ne kadar arazi ve konut almıştır? Verdiğiniz oranlar içinde KKTC vatandaşı yapılan İsraillilerin/yabancıların aldığı arazi ve konut miktarları niye yoktur?
3- Başta İsrailliler olmak üzere, yabancıların kurduğu veya gizli sahipleri oldukları yapsatçı inşaat ve emlak şirketi sayısı ve bu şirketler üzerine alınan arazi ve konut miktarı nedir?
4- Yabancılara satılan konutların ne kadarı, hangi milletten başka yabancılara kiraya verilmiştir, bunların stopaj vergileri ödenmekte midir?
5- Yabancılara getirilen 1 konut kısıtlamasına son verilip sınırsız konut alımına izin verilmesini istediğinize göre, duracağınız sınır nedir? Daha ne kadar tarım arazisinin, adanın kültürü ve mimarisine ters, çirkin, dikine beton yığınları ile doldurulmasını istiyorsunuz? Bu ülkenin gençlerine ve gelecek kuşaklara tek karış tarım/inşaat arazisi bırakmamak niyetinde misiniz?
6- Bu ülkenin gençleri konut alamazken, onları konut sahibi yapmak yerine niye ille de yabancılara sınırsız konut satışı istiyorsunuz?
7- Ülkedeki mal sahibi yabancı sayısı nedir? Daha kaç yabancının ülkeye yerleşmesini istiyorsunuz? Bu ülkenin alt yapısının, yollarının, okullarının, suyunun, elektriğinin, tarım üretiminin bunca nüfusa artık yeterli olmadığının, ülkenin betonlaştığının, yeşil doğanın, tarım arazilerinin, bakir sahillerin yok olduğunun farkında değil misiniz?
Yabancı akınının yarattığı nüfus yoğunluğunun, konut fiyatlarını, kiraları, gıda fiyatlarını astronomik seviyeye çıkardığını, ülkedeki hayat pahalılığının ve trafikteki kaza artışının esas nedenlerinden biri olduğunun farkında değil misiniz? Demografik yapıdaki değişikliğin yarattığı sosyal, kültürel, stratejik sorun ve risklerin bir araştırmasını yaptınız mı?
BİLGİNİZ YOKSA
Bu sorulara yanıt teşkil edecek doğru bilgilere sahip olmadan YABANCILARA SINIRSIZ KONUT ALMA HAKKI VERİLSİN denmemelidir.
Bugün dev Türkiye, İspanya gibi ülkeler ve Malta gibi Adalar, yabancılara mülk satımı için ciddi kısıtlamalar getirirken, suyu, elektriği, yolu, okulu, araç park alanları, yeşil alanları, tarım üretimi çok yetersiz olan, bize bile yetmeyen küçücük ülkemizde yabancılara sınırsız konut satışını ve ülkeye daha çok yabancı yerleşmesini savunmak, tarım arazilerinin ve yeşil doğanın daha çok betonlaşmasını istemek, bu halka, bu ülkeye yapılabilecek en büyük kötülüktür
Para almişlardir