
Yazan Muammer KARABULUT
Virüsün adı, “O.Ö.2024”. Hastalığın adı, “İmamoğlu Planlı Salgını”.
İMAMOĞLU operasyonunda gelinen nokta, karıncanın fili tarif etmesine benziyor. Pazarlık dünyanın kilit taşı olan Türkiye’nin kaderi ile ilgili. Bu bağlamda vereceğim ilk örnek Türkiye düşmanlığıyla yakından tanınan ABD ajanı Michael RUBİN. Ne yazık ki Rubin, İMAMOĞLU’nun yanında yer alarak “Recep Tayyip Erdoğan'ın sadece kendisi değil, Emine Erdoğan ve Bilal Erdoğan da” tutuklansın diyor.
Diğer tarafta Halk TV canlı yayınında Ali Mahir BAŞARIR, AKP Grup Başkanvekili Özlem ZENGİN’in TBMM’de İMAMOĞLU’nun diplomasını iptalini alkışlayan partili milletvekillerine dönerek, “Bunun bize faydası yok.” dediğini söyledi. Aynı yayında BAŞARIR, yine Hulusi AKAR’ın, “kızımın diploması ile niye uğraşıyorsunuz” sorusuna karşı, siz de İMAMOĞLU’nun diploması ile uğraşıyorsunuz dediğinde, “doğru değil” demiş.
O zaman bu diploma işi bir “provokasyon ve küresel bağları” demektir.
Onun için önce bu işin fitili nasıl ateşlendi ona bakalım;
Erdem ATAY, Aralık 2022’de Junior Erdoğan başlıklı bir program hazırlıyor.(bkz) Programda, Erdoğan ile İmamoğlu’nu karşılaştırıyor. Ve İMAMOĞLU’nun geçersiz olarak gördüğü diplomasının ayrıntısına giriyor. Referans olarak da gazeteci Şenol Demirci’yi gösteriyor.(bkz)
İMAMOĞLU TÜRK DEĞİL (Mİ!?)
Bugün gündemi alt üst eden İMAMOĞLU hikayesini ortaya atan ve araştıran kişi ise Şenol DEMİRCİ’den başkası değil.(bkz)
DEMİRCİ’nin ulaştığı bilgilere göre, İMAMOĞLU Trabzon doğumlu değil, hatta ailenin de Trabzonlu olmadığını söylüyor. Soyadı 1980 yılında babası ve amcası tarafından değiştirilmiş. Önceki soyadının, “Müdafa” olduğu söylense de o da doğru değilmiş. Anlaşılan İMAMOĞLU, “Oğuz Destanları” ile büyümemiş, ülkenin kriptolarından… Ve DEMİRCİ, ilgi yazısında diploma konusunu da uzun uzadıya anlatıyor. (bkz)
Ekrem İMAMOĞLU operasyonunda, gözaltına alınan Ercan SAATÇİ, bu gün kamuoyunda konuşulan harcamalar ve bunların da İBB ile olan ilişkisini de yine Şenol DEMİRCİ haber yapmış.(bkz)
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığın yürüttüğü soruşturmada muhtemelen, Şenol DEMİRCİ ve Erdem ATAY davanın gizli tanığı da olabilir.
Zaten Erdem ATAY bunu açık da ediyor. Savcılıktan direkt bilgi alıyormuş!
İMAMOĞLU’nun diploması ile ilgili bu haberler yapılırken, adli makamlar tarafından yürütülen herhangi bir soruşturma yok.
Onu da Muharrem İNCE’nin kurduğu partiden ayrılan 15 Kasım 1999 doğumlu adı Ozan ÖZCAN yerine getiriyor.
ÖZCAN’ın çok yetenekli olduğu hemen keşfediliyor ve hemen Memleket Partisi Ankara İl Gençlik Politikaları Başkanı oluyor. Kendisi çok dikkat çekmiş olmalı ki 28 Nisan 2023 tarihinde, “Türkiye'de Seçimin Sonucunu Gençler mi Belirleyecek?” başlıklı ilk haberi yapan VOA (Amerika’nın Sesi ) olmuş. (bkz)
VOA Türkçeye Memleket Partisi Gençlik Politikaları Sorumlusu olarak 24 yaşında açıklamalarda bulunan Ozan ÖZCAN’ın adı, daha sonra hiçbir basın yayın organının dikkatini çekmiyor. Herhangi bir yerde yaptığı araştırma da yok. Ne hikmetse 20 Şubat 2024 tarihinde Ankara Cumhuriyet Başsavcılığından İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmek üzere, Ekrem İMAMOĞLU’nun üniversite diploması ile ilgili verdiği bir dilekçe var.
Haberini de yalnızca Erdem ATAY yayınlıyor. Haberde, Ozan ÖZCAN isimli bir yurttaşın İMAMOĞLU’nun diplomasını yargıya taşıyarak suç duyurusunda bulunduğu yer almakta.(bkz)
CHP, İMAMOĞLU ve Ümit ÖZDAĞ’a düşmanı olan ÖZCAN’ın verdiği 10 satırlık dilekçe de ise iki çelişkili ifade bulunmakta.
Birincisi bugün de tartışılan YÖK’ün denklik konusu. İkincisi ise geçiş sırasında yapıldığı iddia edilen “evrakta sahtecilik”.
Birinci konu İMAMOĞLU’nu değil idareyi, diğer konu ise İMAMOĞLU’nu ilgilendirdiği için soruşturma yapılabilir. Fakat yine ne hikmetse ÖZCAN’ın bu başvurusu hiçbir yerde haber olmuyor.
Yapılan soruşturma henüz sonuçlanmadan, İÜ (aslında kendi hatası olan ve idari soruşturma gerektiren) karar veriyor. Ve İMAMOĞLU’nun diplomasını, Ozan’ın savcılığa verdiği dilekçede yer aldığı üzere, “evrakta sahtecilik” varmış gibi, diplomayı iptal ediyor.
AYIPLI KARAR
İMAMOĞLU’nu dava eden ÖZCAN, 24 Kasım 2024 tarihinde X’de en son paylaşımını yapıyor. Dava açıldığı haberi gündem gelince de ÖZCAN, “Ekrem İmamoğlu kaybetti biz kazandık. Üniversiteler arasındaki geçişteki usulsüzlükler YÖK-İstanbul Üniversitesi tarafından saptandı. Sadece kararın verilmesini bekliyoruz. Vatana ve millete hayırlı uğurlu olsun.” İfadelerine yer vererek kendi hukuk cahilliğini pazarlıyor. Eğer burada bir hukuksuzluk varsa bunu yapan İÜ’den başkası değildir. Yani idari bir hadisedir. Verilen karar da siyasi ve ayıplı bir karardır.
Gelelim Ozan ÖZCAN’ın, aşağıda kendisinin nasıl kullanıldığını ve/veya hayatın doğal akışına pek de uygun olmayan paylaşımlarına…
İBB'nın bütçesi 560 milyar TL . Fakat İBB'de 560 milyar TL yolsuzuluk yapılıyor. ERDOĞAN'ın icraatlarını paylaşıyor. Sonra da Dolar ile TL'yi birbirine karıştırıyor ve ERDOĞAN'ın bu para ile yaptığı icraatların çok daha fazlasını yapabileceğini gösteriyor. Bu hataları yapan Hacetepe Mezunu... Ve İMAMOĞLU hakkında Cumhuriyet Başsavcılığına dilekçe veren Ozan ÖZCAN...
Ozan ÖZCAN'ın Cumhurbaşkanı adayı Selçuk BAYRAKTAR
Sonuç olarak; Artık İMAMOĞLU başta soyadı olmak üzere ailesi hakkında bütün kayıtları açıklamak zorundadır.
Bütün bu kullanışlı aparatları ortaya süren “Kuklacı” ise her zaman olduğu gibi ülkemizdeki kirli oyunları dizayn eden küresel efendilerdir,. Bunu da Türkiye karşıtı eski Pentagon çalışanı ve Akademisyen Michael RUBİN’den okuyoruz.(bkz)
RUBİN yazısında, “ERDOĞAN’ı Tutuklayın” başlığını kullanıyor. ERDOĞAN ile birlikte ailesinin de tutuklanmasını istiyor. Suriye’ye gönderme yaparak, Kürtler, Erdoğan'ın barış sürecine güvenerek aptallık ediyorlar. “İmamoğlu'nun tutuklanması, Erdoğan'ın Abdullah Öcalan'ı hapisten çıkartılmasının, tek yolunun bir ceset torbasında olduğunu gösteriyor.” diyor.(bkz)
RUBİN diğer bir ifade ile ERDOĞAN bizi dinlemiyor. Yani İMAMOĞLU’na yapılan operasyonun perde arkasında Suriye olduğunu, bugüne kadar Kürtler ile oynadıkları oyunun bozulduğunu da fark ederek yazısında büyük tepki gösteriyordu.
Bu RUBİN’in ilk tarafgirliği de değil. CIA danışmanı Henri Barkey ve diğerlerinin Türkiye’nin iç ve dış siyasetini yakından takip ederek yön vermeye çalışan, zaman zaman FETÖ’ye methiyeler düzen bir çok faaliyetleri vardır. En son İMAMOĞLU olayında da yine dişlerini gösterdiler.
Gerisi teferruat gözüküyor…
Yakışır.