Yazan Öğr.gör. Dr. Müyesser GÖĞÜŞ
Kenevir, binlerce yıldır özellikle liflerinden ve tohumları olmak üzere tüm kısımlarından çeşitli amaçlarla (yapı-tekstil malzemesi, kağıt, besin, insan ve hayvan sağlığında ilaç vb.) yararlanılan, ilk kültürü yapılan bitkilerdendir. 1930’lu yıllarda kötü amaçla kullanımının suiistimal edilmesi ve ticari kaygılardan dolayı uzun yıllar yasaklı/kısıtlı bitki olarak ilan edilmiştir. Kenevir, yeni nesil kullanım alanları ve özellikle insan sağlığıyla ilgili etkilerinin bilimsel araştırmalarla kanıtlanmasıyla son yıllarda tekrar ön plana çıkmıştır.
Günümüzde pek çok ülke kenevirle ilgili yasaların güncellenmesiyle kenevirin hem endüstriyel hem de medikal etkilerinden faydalanmaya başlamıştır. Ülkemizde ise son yıllarda endüstriyel kenevir üretimi ve kullanımı ile ilgili birtakım gelişmeler yaşanmaktadır.
Kenevir bitkisinin botanik özellikleri, genel kullanım alanları ile birlikte geçmişten günümüze sağlık alanında kenevirden elde edilen şifa kaynakları içeriği ve etkileri detaylı olarak bilimsel çalışmalarla tespit edilmiştir.
Kenevir tohumu yağı ve kökündeki aktif bileşenler göz önüne alınarak Ülkemizde kenevirin,hem endüstriyel hem sağlık alanında kullanılan fakat üretimi ve kullanımı kısıtlı olan kenevir ile ilgili yasaların bilimsel destekli olarak yeniden gözden geçirilmesi ülke ekonomisi ve sağlık sektörü için oldukça önemli sonuçlar sağlayacaktır.
Kenevir, kullanımı M.Ö. 4000’li yıllara dayanan, önemli gıda ve tekstil kaynaklarından biridir.
Çinliler tarafından bir ilaç olarak kullanılmış olması, dünyanın en eski farmakopesinde yer almasına neden olmuştur.
Ancak 20.Yüzyılda, kenevirden esrar elde edilmesi, kenevir, tarihinde bir dönüm noktası olmuş ve sonrasında ekim alanlarının ve kullanımının sınırlandırılmasına yol açmıştır. Günümüzde son zamanlarda yapılan araştırmalar, kenevir kökenli ilaçların, nörolojik ve psikiyatrik bozukluklar da dahil olmak üzere pek çok tıbbi durum için terapötik potansiyel vaat ettiğini ileri sürmektedir. Bu bulgular, kenevirin tıbbi kullanımının ABD’nin bazı eyaletlerinde ve bazı Avrupa ülkelerinde yasallaşmasına neden olmuştur.
yüz dönüm ormanın ürtettiği oksijeni bir dönüm kenevir üretmektedir. Günümüzde radyasyon’un bu kadar yaygın bir şekilde insanların sağlığını tehdit ettiğini hepimiz biliyoruz, kenevir radyasyonu kendi içine haps ediyor ve bize zarar vermesini engelliyor.
Antivirüs ve anti bakteriyel özelliği olan kenevirin olduğu yere hiçbir haşere gelmiyor, bu özelliğinden dolayı Osmanlı döneminde tüm camilerde kenevir ipinden dokunmuş halılar kullanılırdı, böylelikle hem haşere gelmesini engellemek, hem de virüs ve zararlı bakterileri öldürme özelliği sebebiyle insanların korunması sağlanırdı.
Ülke ekonomisi ve insan sağlığı için kullanıldığı alanlar ve faydaları saymakla bitmez, bu kadar faydalı olan bu bitki üretiminin yaygınlaştırılması yasal olarak korumaya alınıp, ekiminin yapılmasını gerçekleştirmeliyiz.Sadece döllenmiş dişisinin tepesindeki filizden esrar yapılabilir, bunun için bu bitkiyi yasaklamak yerine bu şifa deposu, her alanda kullanımı olan mucizevi bitkiyi tamda bu dönemde daha fazla ekimini yaygınlaştırmalıyız.
Uzun yıllardan buyana tarımda kullanılan GDO’lu tohumlarla toprağın yapısı bozuldu, kenevir ekimi ile bu toprağın tekrar kendisini toplaması minerallerini tamamlaması, topraktaki oksijen oranının artırılması ve gerçekten günümüzde maalesef hiç yetiştirilemeyen organik tarımın yapılmasına imkan vermeliyiz.
Dünyadaki milyarlarca bitki çeşidinden birisi olan kenevir, diğer bitkilerin dişi ve erkeği DNA’sı incelenmeden ayırt edilmezken ilginç bir şekilde gözle bakıldığında dişi ve erkeği ayırt edilebilen tek bitki olduğunu biliyor muydunuz?
Allah’a Emanet
Çok güzel konuşmalar.-FAKAT-tarım bakanlığı hıda kontrol dairesi gn.l md.lüğü.bu mucuzev bitkiyi -uyuşturucu kabül etti-uyuşturucu ile alakası olmuyan,ends.kenevirin,gelişmesini engelliyerek,memleketimize zarar verdiler.bir tohum ısıl işlemlere,bütün yararlı değerlerini kaybedilmesi istediler,