Öne Çıkanlar Balyoz Rumlar Selçuk Bayraktar Sabahattin İsmail Trump

KKTC’Yİ SATTILAR

Yazan Sabahattin İSMAİL

8 gündür Özbekistan'dayım, Taşkent, Semerkant, Buhara, Hive (Oğuzların Avşar boyunun yaşadığı Harezm vilayeti) şehirlerine gittik.. Daha 1 hafta Ata topraklarında izlerimizi süreceğiz. Semerkant'ta iken kentin ana caddelerine Türkistan'daki Türk Devletleri ile Tacikistan ve AB bayraklarının asıldığını gördüm Nedeni ise Avrupa Birliği ile Özbekistan, Kazakistan, Türkmenistan, Kırgızistan ve Tacikistan'ın, Semerkant kentinde yaptıkları, 1. AB-ORTA ASYA ZİRVESİ idi.

AB VAATLERİ

2 gün süren zirvenin sonunda AB'ın, TÜRKİSTAN Devletleri ile " yeni bir stratejik ortaklık kurduğu, ilişkileri STRATEJİK ORTAKLIK seviyesine çıkarmayı ve enerji geçişi ile karbonsuzlaşmayı hızlandırmayı kararlaştırdıkları" açıklandı.

Özbekistan Cumhurbaşkanı Şevket Mirziyoyev’in ev sahipliğinde düzenlenen zirveye, AB Konseyi Başkanı Antonio Costa ve AB Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen'in yanı sıra Kazakistan Cumhurbaşkanı Kasım Cömert Tokayev, Kırgızistan Cumhurbaşkanı Sadık Caparov, Tacikistan Cumhurbaşkanı İmamali Rahman ve Türkmenistan Cumhurbaşkanı Serdar Berdimuhammedov katıldı

Ursula von der Leyen, Türkistan coğrafyasındaki devlet liderlerine hitaben büyük abi havalarında konuşarak şöyle dedi:

- "Stratejik konumunuz küresel ticaret yollarını ve yatırım akışlarını açabilir. Ve bu yeni yatırımlar egemenliğinizi arttıracaktır. Ekonomilerinizi güçlendirecektir. Ve en önemlisi yeni dostluklar kuracaksınız.. Ortaklığımız enerji, turizm, ticaret ve ulaşım gibi sektörlerde yeni fırsatlara yol açacaktır. Bu amaçla bölge için 12 milyar euroluk bir yatırım paketi açıklıyorum...Bu, Avrupa Birliği ve üye devletlerimizden gelen yatırımları bir araya getirecek. Biz buna Avrupa Takımı yaklaşımı diyoruz. Ve Orta Asya'ya yeni bir proje hattı başlatacağız. Bu gerçekten de kadim dostluğumuzda yeni bir dönemin başlangıcıdır."

HANGİ ALANLAR İÇİN

Von der Leyen'in verdiği bilgiye göre 12 Milyar euroluk yatırım paketinin 2.5 milyar euroluk kısmı Orta Asya maden ve minarelilerinin çıkarımı için; 3 milyar euro'luk kısmı bu madenleri Avrupa'ya taşıyacak ve Çin ile karayolu ulaşımını sağlayacak Trans Hazar ulaşım koridoru ile Orta Koridor'un geliştirilmesi için; 6.4 milyar euro'luk kısmı su, enerji, iklim değişikliği anlaşmasının uygulanması, ARAL DENİZİ bölgesindeki durumun iyileştirilmesi vb çevresel projeler için; 100 milyon euro'luk kısmı ise, AB ile internet üzerinden ilişkileri geliştirecek dijital bağlantı alanlarındaki projelerin finansmanı için kullanılacak.

Bu projelerden bazılarına şimdiden Avrupa İmar ve Kalkınma Bankası (EBRD) tarafından finansman sağlanmış durumda.

AB, kendi ifadeleriyle bu parayla, " temiz enerji ve nadir toprak elementlerine erişimi, 2050 yılına kadar iklim nötrlüğünü/karbonsuzlaşmayı sağlamayı ve stratejik sektörlerde etkisini arttırmayı" hedefliyor.

Türkistan coğrafyası, dünyadaki manganez cevherinin yüzde 38,6'sını, kromun yüzde 30,07'sini, kurşunun yüzde 20'sini, çinkonun yüzde 12,6'sını ve titanyumun yüzde 8,7'sini içeren büyük yataklara sahip.

Buna sınırsız doğal gaz ve petrol rezervlerini de ekleyin...

LEYEN NE DEDİ?

Türk devletlerinin liderlerine hitap eden Von der Leyen, bu bilgileri verdikten sonra, "Bu hammaddeler geleceğin küresel ekonomisinin can damarıdır. Ancak aynı zamanda küresel oyuncular için bir çeşit bal küpüdür. Bazıları sadece sömürmek ve çıkarmakla ilgileniyor, ancak Avrupa'nın teklifi farklı. Biz aynı zamanda yerel sanayilerinizi geliştirmede de ortağınız olmak istiyoruz. Katma değer yerel olmalı. Bizim sicilimiz her şeyi anlatıyor" dedi

Bu sözleriyle stratejik madenleri çıkarma konusunda Türk devletleriyle anlaşmalar yapmış olan Rusya ve Çin'i hedef aldığı çok açık.

Leyen, AB'ın, Rusya ve Çin'den farklı olarak, "sömürü amacı olmadığını (!!!!) " ima ederek herkesin aklıyla alay etti

AB yetkilileri, bölgeye yatırım vaadi ile, BM'deki Ukrayna savaşı oylamalarında çekimser kalan ve Rusya'ya uygulanan yaptırımlara katılmayan Türk devletlerini kendi tarafına çekmeye çalışıyor.

Bilindiği gibi, Rusya'ya karşı 16 paket yaptırım uygulayan AB, yaptırımların delinmesini önlemek için bir özel temsilci atamış ve bu temsilci son üç yıl içinde birçok kez bölgeye giderek, Türk devletlerine yaptırımlara uyma telkininde bulunmuştu

Yine bilindiği gibi AB'ın bu faaliyetleri, aynı amaç için çalışan ABD tarafından teşvik edilip destekleniyor...

MİRZİYOYEV NE DEDİ?

40 milyonluk nüfusu ile bölgedeki en büyük Türk devleti olan Özbekistan Cumhurbaşkanı Şavkat Mirziyoyev ise zirvede yaptığı konuşmada Özbekistan'ın "AB'ın, uluslararası hukukun ilke ve normlarına bağlılığını paylaştığını, Ukrayna'daki durumun barışçıl yollardan çözümüne yönelik müzakere sürecine tam destek verdiğini" söyledi

Zirveye katılan Türk devletleri liderleri, özellikle Rusya'yı bypass ederek, direk karşılıklı hızlı ticareti sağlayacak Trans-Hazar Ulaşım Koridoru ve ORTAK KORİDOR için daha fazla yatırım yapılmasını istediler.

Sonuçta ise, birkaç ay içinde bir Yatırımcılar Forumu düzenlenmesi ve Özbekistan'da yerel bir EBRD ( Avrupa İmar ve Kalkınma Bankası ) ofisi kurulması konusunda anlaşmaya vardılar

KKTC'Yİ SATTILAR

Özetle, 12 milyar dolar ve AB ile daha geniş işbirliği için KKTC'yi sattılar.

Para ve kısa vadeli ekonomik/siyasi çıkarlar, tarihi/duygusal kardeşliğe ağır bastı.

KKTC 'nin, kendileri için de bir güvenlik şemsiyesi olan Türkiye'nin güvenliği için ne denli önemli olduğunu göz ardı ettiler.

Türkiye ve Türk Dünyasının savunmasının KKTC 'den başladığını görmezden geldiler.

Bu zirvenin yapılması ve ilk etapta 12 milyar euro yatırımın gelmesi için Yunanistan ve Rum yönetiminin dayattığı şartları kabul ettiler...

Rum-Yunan ikilisi, AB içinde VETO hakkına sahip olmalarının verdiği avantajı kullanarak yaptıkları, "AB'den para isterseniz (sözde) Kıbrıs Cumhuriyeti’nin adanın tek meşru devleti olduğunu, toprak bütünlüğünü tanıyacaksınız, Büyükelçi atayacaksınız, Türkiye'nin işgalci olduğunu kabul edeceksiniz, KKTC 'yi tanımayacaksınız, Türk Devletleri Teşkilatı (TDT)'na tam üye yapmayacaksınız" dayatmasına boyun eğdiler.

Bu telkin ve baskılar için bizzat Macron, Kazakistan'a giderek telkin ve vaatte bulundu, Rum yönetimi ve Yunanistan temsilcileri defalarca bölgeye giderek "AB içinde VETO hakları olduğunu ve ilişkilerin gelişmesini VETO edebileceklerini" anımsattılar...

Sonuçta Kazakistan, TDT zirvesine katılması için gözlemci üye KKTC Cumhurbaşkanı'na vize vermedi. Özbekistan, Türkiye'nin yoğun baskısı ile son dakika isteksiz vize verdi ama temastan kaçındı.

Ve AB ile şimdi yaptıkları bu zirveden 3 ay önce Özbekistan, 1.5 ay önce Kazakistan, 2 hafta önce de Türkmenistan, dayatma, şantaj ve vaatlere teslim olarak, Rum yönetimine Büyükelçi atadılar, Türkiye'yi kırmaktan çekinmediler.

Herhalde şimdi sırada Kırgızistan var.

Belli ki TDT içinde Türkiye ile siyasi ilişkiler, sadece duygusal/tarihi kardeşlik söylemi ile ileri gitmiyor

ABD, AB, Rusya ve Çin'in maddi, ekonomik, siyasi, stratejik yaklaşımları, tehdit, baskı, şantaj ve vaatleri, kardeşlik temelli yaklaşımlardan daha etkili ve sonuç verici oluyor.

Türk Devletleri, Türkiye'yi kırma/ üzme pahasına, ekonomik ve siyasi çıkarlarını, kardeşlikten önde tutmaya devam edeceklerini belli etmiştir.

Türk Devletleri, bu tercihleriyle, görünür bir gelecekte, KKTC 'yi tanıma niyetinde olmadıklarını ortaya koymuştur.

Uzun vadede neler olacağını ise zaman ve konjonktür belirleyecektir

Türkiye, bu gerçeği göz önünde bulundurarak TDT üyesi ülkelerle ilişkisini yeni bir anlayışla yeniden yapılandırmalıdır.

Anahtar Kelimeler:
ABKazakistanRusyaBM
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.